Ozon Terapisi

Ozon Terapisi, yorgunluğa sebep olan serbest radikallerin ortadan kaldırılmasına (detox ve anti-aging) yarayan kanın oksijenle karıştırılması tekniğidir.

Ozon tedavisi ülkemizde yeni sayılır ve ozon terapiyi yapan merkezlerin sayısı parmakla sayılacak kadar azdır, ancak Rusya’da 1840 yılından bu yana, Avrupa’da ise tam 100 yıldır uygulanıyor. Ozon çok uzun yıllardır, bütün dünyada, içme sularını dezenfekte etmek için güvenle kullanılıyor.

Türkiye’de yeni açılmaya başlanan Ozon Merkezleri (Ozon Sauna Salonları) Avrupa ve Amerika’da pek çok insan tarafından günün stresini atma, rahat uyuma, kronik yorgunluğundan kurtulma, başta kanser, kalp hastalıkları, mantar, iyleşmeyen yaralar, diabet, astım, damar tıkanıklıkları ile Multipl Skleroz, Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalıklara, hepatit ve AIDS’e bağlı problemlere, selülit tedavisi gibi kozmetik ve güzellik uygulamalarına, sağlıklı yaşlanmaya (anti-aging) çare olması için sık sık ziayret edilmekte ve ozon verilmektedir.

Ozon için eski tarihlerde Yunanca “Tanrının Nefesi (ozein)” ismi verilmiştir

Tedavi amaçlı Ozon

Medikal ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu 1 ve 100 µg/ml (0.05 – 5 %O3) arasında değişir. Ozon terapist, ozon terapi konusunda eğitimli bir doktor, hastanın durumu ve tıbbi endikasyona göre hastanın alacağı komple dozu belirler.

Uygulama yöntemleri

Otohemoterapi: Bu metotla, hastanın bir miktar kanı alınır, tam olarak tespit edilmiş ozonla karıştırıldıktan sonra hastaya geri verilir.

Harici tedavi: ozon gazını kapalı bir sistemde özel bir plastik bot (ayaklar ve bacaklar için ) içinde dolaştırarak ya da vücudun farklı bölgelerine uygun torbalar, folyolar ile gerçekleştirilir.

Rektal (makat) tedavi: ozon gazı direkt olarak hassas barsak membranı tarafından emilir; buna ek olarak tüp ve torbalar tek kullanımlık olduğundan tamamen hijyeniktir ve hasta kendi kendine uygulayabilir. Bu metot genelde bağırsakların enflamatuar hastalıklarında endikedir ancak son zamanlarda genel sağlık ve yeniden canlanma (anti-aging) için kullanılmaktadır.

Ozonun eklem içi enjeksiyonu; ağrılı enflamatuar hastalığı olan ekleme uygulanır (artrit, rekurren artroz, genel patolojik sertliklerde)

Ozonlu Buhar Sauna

Ozonlu buhar sauna, detoks (toksinlerden arınma) için en iyi yöntemlerin başında gelir. Detoks sayesinde hücrelerin normal çalışmalarına engel olan toksinlerin vücuttan atılımı sağlanır. Eğer insanın detoksifikasyon mekanizması zayıfsa daha hızlı yaşlanma söz konusu olduğu gibi kanser, kronik dejeneratif hastalıklara yakalanma riski de yüksek olur.

  • Ozonlu buhar sauna birikmiş toksin ve kimyasalları okside ve detoksifiye eder. Nemli ısı ve ozonun birlikte kullanılması vücut sıvılarının %90’ını taşıyan lenfatik sistemi temizler.
  • Kandaki oksijen düzeyini arttırdığı için tüm organ ve dokulara daha fazla oksijen gitmesini sağlar.
  • Ozonlu buhar sauna ile tek seansta 200-450 kalori yakılır. Bu da 2-3 saatlik normal bir yürüyüş ritmine eşittir.
  • Buhar etkisiyle deriden emilerek cilt ve cilt altı dokuya nüfuz eden ozon selülitlerin giderilmesine yardımcı olur.
  • Ozonlu buhar sauna sağlığı kötü yönde etkileyen yağlar, yağ asitleri ve zararlı toksinlerin kalbe yüklenmeden vücuttan atılmasına yardımcı olur. Böylece vücudun aşırı yağlanmasını önler ve kilo vermeye yardımcı olur.
  • Doku ve organların daha iyi oksijenlenmesi metabolizmayı hızlandırır ve zayıflamaya yardımcı olur.
  • Vücudun dış etkenlere karşı direncini arttırır.
  • Derinin ölü hücrelerden arınarak yenilenmesini, daha dirençli bir yüzeye sahip olmasını sağlar.
  • Kronik yorgunluk sendromunun giderilmesini sağlar.
  • Cinsel performansın artmasına yardımcı olur.
  • Kas ağrıları, kireçlenme, baş ağrısı, halsizlik gibi şikayetlerin azalmasına yardımcı olur.

Ozon Terapinin Uygulama Alanları

Ozon terapisi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücut direncini artırıyor. Bu nedenle ozon tedavisi olanlar kendilerini yenilenmiş hissediyorlar. Ayrıca daha ışıltılı bir cilde, pembe yanaklara kavuşuyorlar, gözlerinin altındaki morluklardan da kurtuluyorlar.

  • Vücudun kendi anti-oksidanlarını harekete geçirir.
  • Virüsleri, bakterileri ve toksinleri etkisiz hale getirir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir kan ve lenfi arındırır.
  • Atardamar cidarını temizler ve kan dolaşımını geliştirir.
  • Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı güçlendirir.
  • Hormon ve enzim üretimini düzenler.
  • Tüm eklem rahatsızlıkları, kemik iltihabı ve enfeksiyonların tedavisinde hastaları rahatlatır.
  • Sinirleri sakinleştirir, ağrıları azaltır ve uykuyu geliştirir.
  • Kanamayı durdurur.
  • Alerjik reaksiyonları hafifletir.
  • Haricen kullanıldığında; akneleri, yanıkları, bacak kanserlerini, açık yaraları, egzema ve mantarları iyileştirir

Ozon terapisinin en belirleyici etkisi, kanımızı aktive etmesi ve canlandırmasıdır. Her yıl 6-10 seans ozon terapisi alarak, kendimizi çok daha iyi hissetmemiz ve vücudumuzun direncini artırmamız mümkün.

Ozon terapisi, vücut direncini artırarak, anti-aging (yaşlanmayı geciktirme) ve kronik yorgunluk tedavisinde büyük destek sağlıyor. Yıpranmanın en temel nedenlerinden biri olan serbest radikalleri etkisizleştiriyor ve tümüyle genel iyilik halini geliştiriyor. Tüm eklem rahatsızlıkları, kemik iltihabı ve enfeksiyonların tedavisinde kullanılır. Ayrıca diyabet ve kanser tedavileri, göz hastalıkları, astım ve alerjilerde de çok etkilidir. Kalp hastalıklarında, yüksek tansiyon, kolestrol, trigliserit gibi kalp ve damar sorunlarında, karaciğer hastalıkları, cilt mantarları ve uçuklarda da çok yardımcı oluyor. Haricen kullanıldığında; akne, yanıklar, bacak kanserleri, açık yaralar, egzama ve mantarları iyileştiriyor. Ozon tedavisi olanlar kendilerini yenilenmiş hissediyorlar, fiziksel dayanıklılıkları artıyor.

Dolaşım bozuklukları

Arteriel dolaşım bozukluklarında diğer semptomların yanı sıra bacaklarda hissedilen soğukluk, kısa yürüyüşler sonrasında ayaklarda hissedilen ağrı alarm veren semptomlardır, bu durum ozon tedavi için 40 yıldır çok önemli endikasyon oluşturur. Ozon tedavinin dolaşım bozukluklarındaki başarısı yapılmış bir çok sayıda tıbbi çalışma ile kanıtlanmıştır.

Anti-Aging

Ozon antioksidanları harekete geçirerek vücudumuzu arındırıyor ve genel iyilik halini geliştiriyor. Bir yandan bağışıklık sistemini güçlendirerek, öte yandan serbest radikalleri etkisizleştirerek, Anti-Aging (yaşlanmayı geciktirme) ve yaşam kalitesinin geliştirilmesinde büyük destek sağlıyor.

İş hayatındaki stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel yorgunluk ozon (O3) tedavisine çok iyi yanıt verir. Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu ile genel iyilik hali ile kişiler kendilerini yenilenmiş hissetmektedirler. Profesyonel sporcular ve kadınlar bu tedaviden oldukça faydalanmaktadırlar. Ozon fiziksel dayanıklılığı arttırmaktadır. Yıpranmanın en temel nedenlerinden biri olan serbest radikalleri etkisizleştiriyor ve tümüyle genel iyilik halini geliştiriyor. Ozon terapisi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücut direncini artırıyor. Bu nedenle ozon tedavisi olanlar kendilerini yenilenmiş hissediyorlar.

Detoks

Yağ dokularımızda depolanan bazı zararlı toksinler ve kimyasallar şunlardır: Pestisitler, metaller, ilaç artıkları, doğal ve suni kimyasallar ve gıda koruyucuları. Bu birikmiş toksinler ve kimyasallar, yavaş yavaş, sağlıklı doku ve hücreleri yok ederler ki, bu durum, hem birçok hastalığın hem de yaşlanmanın sebebidir. Ozonlu sauna, bu birikmiş toksin ve kimyasalları okside ve detoksifiye eder.

Buhar ile beraber ozonun kullanılması, buharın vücudu sarması ile birlikte ozonun deri yolu ile emilimini mümkün kılar. Nemin ısısı gözenekleri açar ve ozonun deri yolu ile kan dolaşımına girmesine imkân verir. Ozon böylece yağ dokularına ve lenf bezlerine ulaşabilir. Lenf dokusunun toksinlerden temizlenmesi çok önemlidir ve ozon/buhar saunası bunu sağlamak için en iyi ve en kolay yoldur.

Yaşlı kişilerde önlem ve tedavi

Yaşlı kişiler ozon tedavisine oldukça iyi yanıt verirler. Oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımını sağlar, bağışıklık sistemini harekete geçirir, ve vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikallere karşı savaşan hücreleri harekete geçirir. Bunun ötesinde beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur. Bunlara ek olarak tamamlayıcı tedavinin yanısıra ozon tedavi yaşam kalitesini arttırmak için kullanılmaktadır.

Kanser

Kanser hastalarında ozon tedavisi tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılıdır. Burada ozonu immun sistem (bağışıklık sistemi) aktivasyonunda kullanılmaktadır. İmmun hücreler – örneğin lenfositler, yardımcı ve baskılayıcı hücreler, lenfositler ve natural killer hücreler (katil hücreler) – cytokin denilen interferonu da içeren haberci proteinleri üretmek için ozonun başlattığı biyolojik reaksiyonlar yoluyla aktif hale getirilir. Aslında, ozon vücudun kendi interferon ve interlökinlerini artan miktarlarda üretmesini sağlar. Ozonlanmış kanın hastaya verilmesiyle, pozitif olarak artan bir immün reaksiyonu başlatılır, bu aynı zamanda vücudun genel direncinin ve zindeliğinin artmasına katkıda bulunur.

Cilt mantarları ve enfekte cilt lezyonları

Ozonun mantar ve bakterileri yok edici özelliği, 100 yıl boyunca içme suyunun arıtılmasında başarılı bir şekilde kullanıldı. Bu özellikleri, inatçı deri humusları ve mantarlarla savaşmakta tıbbi ozonu çok etkili bir tedavi ajanı yapar, özellikle bakteriyel enfeksiyonlu ayaklar, gövdedeki mantar enfeksiyonları, mukozaların fungal / mycotic enfeksiyonları.

Selülit Tedavisi

Ozon terapisi, hücrelerin enerji üretimini yüzde 40 artırarak vücuttaki selülitlerin azalmasını sağlıyor, ayrıca vücudun metabolizmasını hızlandırır, yağı ve karbonhidratı yakar. Bu yüzden ozon terapi selülit için çok ideal bir tedavi şeklidir.

Ozon terapi, hücre oksijenlenmesini baz alarak, başarılı bir şekilde selülit tedavisinde de uygulanır. Artıklarla dolu olan selülit hücrelerini oksijen ile temizlemeye yönelik bir programdır.

Bağırsak Hastalıkları: Proktitis ve Kolit

Enflamasyonlu bağırsak hastalıklarında özellikle erken dönemde rektal Ozon gazı üflenmesi şeklinde yapılan lokal uygulamanın çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Birçok durumda arka arkaya 10 seans ozon uygulanması yeterli olur. 248 hasta üzerinde yapılan proktitis klinik çalışmasında sadece hastaların %10’unda birkaç 10 seanslık uygulama gerekmiştir.

Göz hastalıklarında ozon tedavi

Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları gözü de etkilemektedir. Bundan dolayı oluşan göz bozukluklarında çeşitli derecelerde etkili olmaktadır. Yapılan klinik çalışmalarda ozon tedavisi sonrası 6-8 ay içerisinde görmede iyileşmeler kaydedilmiştir. Tedavinin devam ettirilmesi halinde görme kalitesinde artış gözlenmiş veya daha kötüye gidiş durdurulmakta olduğu saptanmıştır.

Enfekte yaralar

Enfeksiyonlu yaraların lokal tedavisi, mesela açık yatak yaraları (decubitus ülserler), alt bacağın ülserleri (Ulcus cruris), şeker hastalarının iyileşmeyen yaraları ve kangren, tıbbi ozonun klasik uygulama alanlarına ait olan proseslerdir. Burada biz öncelikle, mikropsuz ve temiz yaralar elde etmek için ozonun dezenfektan özelliğinden, diğer deyişle bakterisid ve fungisid etkisinden yararlanırız. Yaranın temizlenmesinden itibaren, düşük dozda ozon uygulayarak iyileşme süreci hızlandırılır.

Virüslerden kaynaklanan hastalıklar

Herpes simplex (yüz herpesi), herpes zoster (shingles). Uçuğun her iki tipi, virüsler tarafından oluşur. Dudakların uçuğu (Herpes Labialis), sık sık tekrar eden ve nahoş bir hastalıktır, çok başarılı bir şekilde diğer tıbbi metotlarla ozonun kombinasyonu şeklinde tedavi edilir. Herpes zoster veya padavralara, ozonla tamamlayıcı uygulama faydalıdır, ozonlu su kompresleri ve ozonlu kan transfüzyonu şeklinde iki farklı yoldan tedavi edilebilir.

Karaciğer enflamasyonu (Hepatit A, B, C)

Karaciğerin enflamasyonu, tıbbi ozon için klasik tedaviler arasında sayılır. Hepatit A (HVA = hepatitis virus A) diğerlerine göre problemsiz ve tamamen iyileşebilirken, virüsün diğer şekli, hepatit B (HVB = hepatitis virus B), sıklıkla kronik bir şekilde seyreder. Burada klasik tıbbi tedavi metodlarına ilave olarak, ozonlu kan transfüzyonu ya da rektal yolla ozon/oksijen gazının kontrollü bir şekilde verilmesi ile başarılı sonuçlar alınmıştır. Aynı yöntemler ayrıca kuluçka süresi yıllar süren ve kronikleşene kadar bir karaciğer hastalığı olarak teşhis edilemeyen hepatit C hastalığına da uygulanır.

Eklem hastalıkları

Eklem hastalıklarında ağır kemik deformasyonlarının olmadığı durumlar, medikal ozon uygulamalarına cevap verir. Diz eklemi ya da diz ve omuz eklemlerindeki aktif artrit form tedaviye cevap veren sınıfa dahildir. Standart tıbbi metotlara – egsersiz terapileri – ilave olarak bu gibi durumlarda intraartiküler ozon enjeksiyonu uygulanır. Bağışıklık sistemini güçlendirme ve kıkırdak metabolizmasını aktive etme özelliklerine ek olarak burada ozonun tamamıyla antienflamatuar özelliğinden faydalanılıyor.

Artritik/Romatizmal Durumlar – Kronik poliartritler

Artritik/romatizmal durumlar iskelet veya kas sistemiyle ilgili pek çok ağrılı, fonksiyon kısıtlılığı da yapabilen hastalığı kapsamaktadır. Genel olarak medikal ozon uygulaması fizik tedavi ile beraber kombine olarak tamamlayıcı amaçla kullanılmaktadır. Romatoid artrit ( kronik poli artrit ) de yapılan çalışmalarda akut olmayan durumlarda ozon majör otohemoterapi tamamlayıcı olarak başarılıdır. Burada kullandığımız etkisi anti enflamatuar etkidir.

keyboard_arrow_up